
TUTKALLA KARIŞTIRMIŞ
Kelçe ile külçeyi
ayıramamış.
Doğal sevgiyi
tutkalla karıştırmış.
Yapışmayınca
herkese kızmış.
Emirle
saygı görmeye alışmış;
karşılık bulamayınca
küplere binmiş.
Sevgiyi de saygıyı da
zorla istemiş.
İçindeki boşluk,
karanlık bir kuyu kadar derin,
öfkeyle de dolmamış.
Yeni renkler ararken
hep alışık olduğu
eski resimleri seçmiş.
Kendini aynada
kaplan zannetmiş.
Ağaçtan
asla düşmeyeceğine
inanmış.
Zamanın
sabırlı gönlüyle
zorbalara
bir iflas belgesi gönderip
onları zavallı kılacağını
hiç hesaba katmamış.
Ah,
görmemiş,
duymamış,
sert konuşup
ince dokuyamayan
açgözlü derviş!
Tüm inkârlarını sırtlayıp
göçüp de gitmiş.
